Sömürgeciliğin Kanlı Mirası: Sudan

Dünya nefesini tuttu ve 9 Temmuz’da doğacak olan Afrika’nın 54. Dünya’nın 193. Devletini bekliyor. Her ne kadar iyimser bir tablo çizilmeye çalışılsa da Güney Sudan’ın doğuşu sorunları bitirmeye yetmeyecek gibi görünüyor. Zaten Afrika’nın bu bahtı kara ülkesinde sorunların çözülmesi kimsenin işine gelmez. Çünkü bölge’nin geçim kaynakları arasında tarım, hayvancılık, yer altı zenginlikleri değil savaş, çatışma, iç isyan, darbe geliyor.

Ayrılık sebebini olarak yıllarca Hıristiyan-Müslüman çatışması olarak dünya kamuoyuna taşıyan batının taraflı basını referandum’da ayrılıktan yana oy kullanan güney’deki Müslümanlardan nedense hiç bahsetmedi. Kabul ediyoruz 50 yılı aşkındır mükemmel bir oyun kurdular, hiçbir ayrıntısını atlamadılar. İşi şansa bırakmamak için çok yönlü çatışmalara sevk ettiler Sudan’ı. Kuzey-Güney, Müslüman-Hıristiyan ve kabileler arasında ki bitmeyen kısır çekişmeler bunlardan sadece birkaçı ama asıl bölünmeye götüren, ülkeyi güçsüzleştiren çatışmalar da bunlardır.

Aslında gelinen nokta Sudan için, Sudanlıların beklediği bir sonuçtu. Sömürgeci güçlerin itinayla ektikleri şer tohumları bugün meyvelerini vermeye başlıyor. Ama hesapta olmayan birisi daha masaya oturunca Sudan’daki süreç hızlandı. Öyle ki yeni doğacak çocuğun velayetinin kimde olacağı tartışmaları Amerika ve Çin’i karşı karşıya getiriyor. Bölge’deki Çin etkisi bir hayli yüksek, rakamlarla ifade edecek olursak petrol çıkarma işini kontrol eden Büyük Nil Petrol Konsorsiyumunun en büyük ortağı %40’lık payı ile Çin’dir. Çin ekonomisindeki büyüme’nin kaderi yine bu topraklardadır ve Amerika’nın süper güç olarak kalabilmesi de yine bu topraklara bağlıdır. Bu da doğal olarak bölge’de Çin-Amerika rekabetini üst noktalara tırmandırmaktadır. Bu rekabette stratejik üstünlük sağlamak isteyen Amerika, yıllardır uluslar arası arena’da tecrit ettiği El-Beşir yönetimini güneyin bağımsızlığını tanıması karşılığında terörizmi destekleyen ülkeler listesinden çıkarma konusunda anlaşmıştır.

Afrika’da Çimenler Ezilmeye Mahkûm

Amerika bölgedeki en yakın müttefiki İsrail ile bu ülke için çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. Bölgede savaş baronları her durumda çatışmayı canlı tutacak seçenekleri masada tutmak için yoğun bir çalışma yürütüyorlar.

Sudan’da akan kan’ın durması için 3 temel sorunun çözülmesi gerekiyor;

1-Petrol gelirlerinin paylaşımı 2- Petrol kuyularının paylaşımı 3-Su kaynaklarının kontrolü ve paylaşımı

Bu üç sorun çözülmeden Sudan için barışı düşünmek imkânsız bir düşüncedir. Sonuçta birileri son 50 yıldır Sudan’ı karıştırdı ve oyunlarının finalinde de ülkeyi bölerek 193. Ülkeyi karşılamayı beklemeye başladılar.

Polisiye romanlardan alışkın olduğumuz bir cümle vardır “Suçlu her zaman olay yerine ilk gelendir” bakalım Güney Sudan’ı 9 Temmuz’da ilk kim tanıyacak, bakalım Sudan’ın katilleri kimler olacak. ?

Article written by Selahattin Refik

Bir hayali var uzak ama ulaşılmaz değil.Bir rüyası var zor ama imkansız değil.Şimdi sebepler kısmını işlemekle meşgul, biliyor ki takdir Allah’tandır, hazinesi geniştir o yüzden hep ümitli,hep gayretli..

Yorum bırak